09.02.2026
"TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar" iddialarına ilişkin davanın duruşmasını izleyen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, "Bir çocuk ‘rahatsız ediliyorum’ dediğinde karşısına sadece adalet çıkmalıdır. Ama çocukların karşısına maalesef sadece korkutma, baskı ve sessizlik çıktı" dedi.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nce görülen, TBMM'de cinsel istismar iddialarına ilişkin Meclis lokantasında çalışan 5 sanığın yargılandığı davanın Ankara Adliyesi'ndeki duruşmasını, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve bazı CHP milletvekilleri, kadın örgütleri temsilcileri de izledi.
Duruşma sonrasında Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya, şunları söyledi:
"Maalesef bu ülkenin adalet sistemi sadece erkeklere işliyor"
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya sanıkların tutuksuz yargılanmasını eleştirerek, tacizcilerin, faillerin yine aklandıklarını, yine korunduklarını belirtti. Maalesef bu ülkenin adalet sisteminin sadece erkeklere işlediğini söyleyen Asu Kaya, şöyle devam etti:
"Bu ülkede çocuklar artık yalnızca sokakta değil, devletin en yüksek makamlarının bulunduğu binalarda da güvende değil. Milletin çocukları, milletin meclisinde tacize uğradı. Duruşmanın başından sonuna kadar sanıklar, adeta sadece dedikodu nedeniyle tutuklandıklarını ve suçlandıklarını iddia ettiler. Başından sonuna kadar mağduriyetlerinden bahsettiler. Ve ilginçtir ki yine küçüğün rızasından söz ettiler, rızadan bahsetme cüretinde bulundular. Elbette biz bu ‘küçüğün rızası’ tanımına çok da yabancı değiliz. Yıllar öncesini anımsayalım. Meclis'te yine aynı alışkanlık, maalesef günümüzde de sirayet etmiştir.
Bu duruşmada neyi öğrendik? Asansörlerde kamera yok. Çocuklar asansörlerde sıkıştırılıyor. Kasap reyonlarında çocukların adeta tekrar tekrar taciz edildiğini, arkadan koşarak gelinip sarılındığını duyduk. Tüylerimiz ürperdi. Ve daha anlatılmamış çok şey olduğunu bu duruşmada işittik. Aslında burada mesele, sadece birkaç fail değil. Asıl mesele, bu suçu gören ama görmezden gelen iktidardır. Bir çocuk ‘rahatsız ediliyorum’ dediğinde karşısına sadece adalet çıkmalıdır. Ama çocukların karşısına maalesef sadece korkutma, baskı ve sessizlik çıktı."
"Tüm çocuklar adına, bu sorumluluğunuzun gereğini yerine getirmenizi bekliyoruz sizden"
Kaya, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, "Kamera kayıtlarını neden eksik gönderdiniz? Neden olay yerlerine ait görüntüler gecikmeli olarak geliyor? Neden çocukların adaletini karanlıkta bırakıyorsunuz? Numan Bey, maalesef Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin döneminizde kadınlar ve çocuklar için artık güvenli bir yer olmaktan çıkmıştır. Bu inkâr edilemez bir gerçektir. Ve bu gerçeklik sizin sorumluluğunuzdadır. Tüm çocuklar adına, bu sorumluluğunuzun gereğini yerine getirmenizi bekliyoruz sizden" dedi.
"Çocuğunu koruyamayan bir bakandan da eğitim bakanı olmaz; söz etmeye de hakkı yoktur"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de seslenen Asu Kaya, "Stajyer diye gönderdiğiniz çocukları kimlere, nerelere emanet ettiğinizi denetliyor musunuz? Farkında mısınız, biliyor musunuz? Bu çocukların güvenliği için hangi denetimleri yapıyorsunuz? Bu sorulara kamuoyu önünde cevap vermek zorundasınız Sayın Millî Eğitim Bakanı. Eğitim sadece lafla olmaz. Çocuğunu koruyamayan bir bakandan da eğitim bakanı olmaz; söz etmeye de hakkı yoktur” diye konuştu.
"Çocuklar yalnız bırakılacaksa sizin de o koltukta oturmanızın artık bir anlamı yoktur"
Kaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a ise “Bakanlığın adında ‘aile’ var ama çocuklar söz konusu olduğunda maalesef Aile Bakanı ortalarda görünmüyor. Çocuklar istismara uğruyor, susuluyor. Kurumlar susuyor, bakan susuyor. Bu çocuklar Aile Bakanlığı’nın sorumluluğunda değil midir? Mahinur Hanım, çocuklar yalnız bırakılacaksa sizin de o koltukta oturmanızın artık bir anlamı yoktur” diyerek tepki gösterdi.