08.04.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“HALKIN GÜCÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR VAR”
EMEK PARTİSİ GENEL BAŞKANI SEYİT ASLAN:
“SARAY REJİMİ POLİTİKALARINI ŞİDDETLENDİRİYOR, DAHA ÇOK YAN YANA DURMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İstanbul Çalışma Ofisi’nde Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve heyetini kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın açıklamasında, “Değerli arkadaşlar bir kez daha merhaba. İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Çalışma Ofisi’nde EMEP’in, emeğin partisi EMEP’in çok değerli Genel Başkanı Seyit Bey ve kıymetli heyetlerini kabul ettik” dedi. Özel, şöyle devam etti:
“ÇOK VERİMLİ BİR GÖRÜŞME OLDU”
“Gündemimiz biraz önce de ifade ettiğim gibi anayasaya sahip çıkmak, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına uymak. Bu doğrultuda ülkenin sorunlarına duyarsız olan; vatandaşın ekmeğinin git gide küçülmesine rağmen, emekçinin ve asgari ücretlinin geçinmesine, emeklilerin hayata tutunmasına olanak vermeyecek bir ücretlendirmeyle birlikte ücretleri de hızla kemiren bir enflasyona karşı hiç adım atmayan ve hem krize hazırlıksız yakalanan, hem de Türkiye’nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor. Halkın gücünü göstermek için atılması gereken bir dizi adım var. Bunları Sayın Başkan ve heyete ben kendi düşüncelerimi aktardım. Onların da hem bizim gündemimizle örtüşen, hem de bizimle konuşmak istedikleri kendi gündemlerini konuştuk. Çok verimli bir görüşme oldu. Ben Sayın Genel Başkana ve heyetine teşekkür ediyorum.”
“DAYANIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise “Değerli basın mensupları ben de değerli Genel Başkana ve heyetine çok teşekkür ediyorum. Biraz önce Özgür Başkan’ın da ifade ettiği gibi verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Hem Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları, gündemi konuşma fırsatımız oldu. Hem de 19 Mart’ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve yargılamalar karşısında bir kez daha seçme ve seçilme hakkı için, halkın demokratik hak ve özgürlükleri için bu operasyonların durdurulması, yargılananların serbest bırakılması konusunda dayanışmamızı göstermek için buradayız. Bu dayanışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Onun özellikle altını çizmek isterim. Birkaç meseleye değinerek düşüncelerimizi ifade etmek isterim” dedi ve şunları söyledi:
“İRAN HALKIYLA DAYANIŞMAYI BÜYÜTMELİYİZ”
“Biliyorsunuz 40 gündür ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ediyor. Dün gece saat 2’de bir ateşkes ilan edildi. Daha önce de görüşmeler devam ederken ABD’nin ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bir saldırı dalgası başlatıldığını biliyoruz. Bu emperyalist saldırganlık, bu siyonist saldırganlık karşısında dünya halklarının mücadelesi, başta ABD’deki milyonların mücadelesi, İngiltere’de, Almanya’da, Yunanistan’da, dünyanın birçok ülkesindeki bu halkların dayanışması ve mücadelesi Trump’ın bu saldırganlığını, bu siyonist saldırganlığı en azından bugünlük bir ateşkes yapmalarına neden olmuştur. Ama bu şu anlama gelmiyor. ABD’nin ve İsrail’in yeniden İran’a saldırmayacağı anlamına gelmiyor. İran halkıyla, İran işçi ve emekçileriyle, İran yoksullarıyla dayanışmayı büyütmemiz gerekiyor. Dünyanın her tarafında bu saldırganlığa karşı, bu barbarlığa karşı sesimizi çıkarmamız gerekiyor.”
“DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDA SARAY REJİMİ ADIM ATMIYOR”
“Biraz önce Sevgili Başkan ifade etti, Türkiye’de bir anayasa var ama anayasa uygulanmıyor. Yani AİHM kararları, Anayasa Mahkemesi kararları ne yazık ki uygulanmıyor. İşte Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda atılması gereken adımları bu saray düzeni, bu saray rejimi atmıyor. Bunun karşısında tabii ki bizler partiler olarak, emek meslek örgütleri olarak bu adımların atılması konusundaki mücadelemizi yükselteceğiz, bunu sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha hem Selahattin Demirtaş’ların ve Figen Yüksekdağ’ların, Can Atalay’ların, Tayfun Kahraman’ların, birçok AİHM kararına rağmen, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen cezaevindeki tutsaklıkları devam eden arkadaşlarımızın bırakılmasını ve demokratik hayata, mücadeleye katılmaları talebimizi sürdüreceğiz. Yine Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasından sonra yeniden Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük operasyonlar başladı. Bunların siyasi olduğunu biliyoruz. Bunların saray yargısının eliyle yapıldığını biliyoruz. Bir an önce bu siyasi operasyonlara son verilmelidir, cezaevlerindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, salıverilmesi, seçildikleri makamlara geri dönmesi, kayyımların son bulması talebimizi de yükselteceğiz. Türkiye’nin demokratikleşmesi, hak ve özgürlüklerin genişlemesi konusundaki mücadelelerimizi devam ettireceğiz.”
“ÜCRETLERİN ARTIRILMASI TALEBİMİZİ YÜKSELTMEYE DEVAM”
“Evet Türkiye’de bir ifade özgürlüğü yok değerli basın mensupları. İşte Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve birçok gazeteci arkadaşımız gerçekleri ifade ettikleri için, gerçekleri yazdıkları için tutuklandılar, cezaevlerine kondular. Bugün belediye başkanları cezaevinde, siyasetçiler cezaevinde, gazeteciler cezaevinde. Doğasını korumaya çalışan, ağacına sahip çıkan, deresine sahip çıkan Esra Işık kardeşimiz cezaevinde. Yani saray rejimi, saray iktidarı bugün ayakta kalabilmenin politikalarını şiddetlenerek devam ettiğini görüyoruz. Bu yüzden daha fazla yan yana gelmeye, bu yüzden daha fazla birlikte olmaya ihtiyacımız var. Bakın Körfez’deki saldırılardan sonra, İran’a saldırılardan sonra Hürmüz Boğazı kapatıldı, petrol fiyatları önemli ölçüde arttı. Yılbaşında zaten açlık sınırının altında belirlenen asgari ücretin kayıpları büyük. Emeklinin kayıpları zaten tartışılmaz çok büyük. Üretici üretemiyor, gerçekten kamu emekçisi, işçisi bugün artık açlık sınırında bir ücretle yaşamlarına sürdüren milyonlar var. Ama bir taraftan da sarayın bütün şatafatı devam ediyor. Uçak filoları, araç filoları devam ediyor. O yüzden bu ülkenin değerlerini yaratanlar, bu ülkenin gerçek değerlerini yaratanların refah içerisinde yaşaması ve ücretlerin artırılması talebimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Fabrikalar mezbahalara dönmüş durumda. Geçtiğimiz günlerde Dilovası’nda daha önce kadınlar, çocuklar yandı. Yeni bir iş cinayeti yaşandı. Yine halat alınmadığı için, yani işçilerin can güvenliği konusundaki önlemler alınmadığı için işçiler hayatını kaybetti.”
“1 MAYIS’TA GÜCÜMÜZÜ MEYDANLARDA GÖSTERMELİYİZ”
“Dolayısıyla bütün bunlar karşısında en geniş bir mücadele cephesinin kurulmasına, birlikte mücadeleye ihtiyacımız olduğunu özellikle altını çizmek isterim. Asgari ücretli perişan, üretici perişan, esnaf perişan, köylüler perişan. Yani Türkiye’de yaşayan milyonlar perişan. Ülkenin yarısı borçlu durumda. 45 milyona yakın vatandaşımız borçlu durumda. Bu yüzden bu ekonomik politikalara karşı, bu antidemokratik uygulamalara karşı, sarayın yargısına karşı birleşmek ve ortak mücadele etmek zorundayız. Önümüz 1 Mayıs ve 1 Mayıs’ta bütün bu gelişmeler karşısında, yaşanan antidemokratik uygulamalar karşısında; başta işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, kendi talepleriyle birlikte bu 1 Mayıs’ta meydanları doldurarak bu saray rejimine, bu saray düzenine karşı gücümüzü her tarafta göstermek durumundayız. Bir kez daha dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Genel Başkan’a da çok teşekkür ediyorum.”